← Belgeler'e dön
2024 Anma Metni

2024 — Açılış ve Saygı Duruşu Metni

Hatırlamak, Anmak, Yüzleşmek Ve İyileşmek İçin; Hakikat!

1938 yılı yaz ayları; köylülerin ifadesiyle Harman Zamanıdır. Dersim kırımını yapacak askeri komutanın bir ayağı Erzincan'a bağlı Surbahan/Kılıçkaya köyünde üslenmiştir. Surbahan'dan ve çevre köylerden toplanan ve hepsi de Alevi ve erkek olan 97 masum köylü üç gün Eyüp Ağa'nın ahırında (yanu şurada) tutulur. Aralarında şehir esnafından Yağcı Ali, Murtaza Ali, şoför Şükrü, ortaokul öğrencisi Hüseyin Gökdemir, Rüştiye Mezunu Süleyman Gökdemir, köyün muhtarı Halil İnce, (İnço Halil), savaş gazisi olan Mehmet Kılıçkaya ve Ali Kılıçkaya dahil, her yaş ve meslek grubundan insanlar vardır.
İplerle birbirine bağlanarak askerlerin gözetiminde dağa doğru başlatılan bu yolculuk 3200 metre yükseklikte Ovacık sınırlarında "ıssız" bir yer olan Zini Gediği'nde son bulur. Getirilenlerin hepsi burada öldürülür. Cesetler açıkta, tozun toprağın içinde kurda, kuşa, yılanlara yem olsun diye öylece bırakılır. Yasak bölge olduğu için yıllarca kimse gidemez oraya ve ancak 1950'li yılların başlarında Zini Gediğine ilk gidenler orada üst üste yığılmış kemikleri bulurlar.   
Bu ıssız dağlarda 97 köylü katledilirken, aileleri de bilemedikleri bir yolculuğa; sürgüne zorlanmışlardır. Hangi suçun cezasını ödedikleri bilgisine hiçbir zaman ulaşamayan ailelerin her biri Batı illerinin köylerine, on yıl yeni ikamet mekanlarından çıkmamak koşuluyla yerleştirilmişlerdir.
Sözkonusu olan bir fiziki ve kültürel imhadır. Surbahan, Balıbey, Girlevik, Kismikör, Mağaçur köylerinin her birinde 1935-1940 Genel Nüfus Sayımı sonuçlarına göre nüfus yaklaşık % 40-50 oranında azalmıştır. Ama nüfus işleriyle ilgili kurumlar bu dramatik nüfus azalmasıyla ilgili tek bir cümle etmemişlerdir.  
 
Zini Gediği'nde yapılan bu kırımı hatırlamak ve hatırlatmak, Türkiye'yi iktidarıyla, toplumuyla geçmişiyle yüzleşmeye davet etmek ve katledilen atalarımızın 86 yıldır dayanılması çok zor olan bu ağır yükünü hafifletmek, orta yerde duran atalarımızın kemiklerini inancımızın gerektirdiği rütüellerle toprakla buluşturmak için, mücadeleye devam ediyoruz.
Yürütülen bu onurlu mücadelede sizleri de destek olmaya davet ediyoruz.