8 Ağustos 1938

Zini Gediği Katliamı

Kılıçkaya (Surbahan) Köyü  ·  Erzincan

Doksan Yedi Can.
Kulaklara Fısıldanarak Bugüne Ulaşan
Bir Katliam: Zini

8 Ağustos 1938'de, Erzincan'ın Kılıçkaya köyünde, ahırdan dönüştürülmüş bir karakol binasında toplanan doksan yedi kişi, Zini Gediği mevkiinde kurşuna dizilerek öldürüldü. Yaşananlar ne resmî kayıtlara geçti ne de tarih anlatılarında yer buldu. Bu sayfa, kayıt dışı bırakılan, hafızadan silinmek istenen bir katliamın izini sürmek ve katledilenlerin hatırasını yaşatmak amacıyla kuruldu.

Erdal Kılıçkaya
EK

Yazardan

Bu projeyi şu anda hazırlıyorum. Elimdeki tüm fotoğraf, afiş, belge ve videoları derliyor, bir araya getiriyorum. Hem internet sitesi hem de kitap hâlâ yapım aşamasındadır. Zini Gediği katliamı hakkında bilginiz, tanıklığınız veya materyaliniz varsa, lütfen benimle iletişime geçin. Bu hatıra hepimizin.

Erdal Kılıçkaya
Yazar & arşiv derleyicisi

Olay

Mart 1937

Dersim Harekâtı başlar. Bölge halkı topyekûn askerî operasyonların hedefi olur.

13 Eylül 1937

Seyit Rıza ve on bir arkadaşı Elazığ'da idam edilir.

8 Ağustos 1938

Erzincan'ın Zini Gediği mevkiinde doksan yedi kişi kurşuna dizilir.

Eylül 1938

Dersim operasyonları sona erer. Hayatta kalanların bir bölümü Balıkesir ve Keşan'a sürgün edilir.

9 Eylül 2011

Toprak aşınmasıyla yüzeye çıkan kemikler üzerine kurban yakınları Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı'na toplu mezarın incelenmesi için resmî başvuruda bulunur.

Tarihsel Bağlam

Dersim 1937–38

Zini Gediği katliamı, Dersim Harekâtı olarak bilinen geniş çaplı askerî operasyonların geç dönem episodlarından biridir. Bölgenin Alevi-Zaza nüfusuna yönelik bu operasyonlar on binlerce sivilin yaşamına mal olmuş, on binlercesi batı vilayetlerine sürgün edilmiştir.

"Küçük Dersim"

Kılıçkaya ve çevresi, olayların boyutu nedeniyle yöre halkı tarafından "Küçük Dersim" olarak anılır. Buradaki kayıplar, merkezî Dersim trajedisinin doğal uzantısıdır, ama resmî tarih yazımında neredeyse hiç yer bulmamıştır.

Yüzleşme

Zini Gediği katliamında yitirilen canların yokluğuna yakınları alışamadı. Ama onlar olmadan yaşamayı da öğrendiler.

Kayıp yakınları bedeller ödeyerek hayata tutunurken, bu yüzleşmeye katkı sunmaya da hazırlar.

Bu durumda, Devletin « vatandaşımız ne istiyor? » sorusunu sorarak ilk adımı atmasının önünde hiçbir engel yoktur.

Türkiye dünyada “insan haklarına ve onuruna saygılı” bir devlet olarak anılmasını istiyorsa, Türkiye’nin tarihi ile yüzleşmesi şarttır.

Arşiv

Aşağıdaki bölümler, Erdal Kılıçkaya'nın kişisel arşivinden derlenen fotoğraf, afiş, belge ve video materyallerini içerecektir. İçerik yüklemesi devam etmektedir.

📷

Fotoğraflar

Yakında — yükleme aşamasında

📰

Afişler

Yakında — yükleme aşamasında

📄

Belgeler

Yakında — yükleme aşamasında

🎬

Videolar

Yakında — yükleme aşamasında

Tanıklıklar

Hayatta kalanların, kurban yakınlarının ve yerel hafızanın sesleri bu bölümde toplanacaktır. Tanıklık paylaşmak isteyen herkesle iletişime geçilebilir.

"…"

— İlk tanıklıklar 2026 yaz sezonunda yayınlanacaktır.

Kitap

Zini Gediği — Bir Köyün Susturulmuş Hatırası

Hazırlanmakta olan basılı ve dijital kitap, katliama ait fotoğraf, afiş, belge ve tanıklıkları bir araya getirir. Dijital sürüm, dönemin video kayıtlarını da içerecek şekilde tasarlanmaktadır.

Yazar: Erdal Kılıçkaya

Dil: Türkçe

Yayın tarihi: Belirlenecek — 2026/2027

Kitap çıkınca haberim olsun
Kapak görseli
hazırlanıyor

İletişim

Materyal paylaşmak, tanıklık iletmek veya proje hakkında bilgi almak için:

erdal.kilickaya24@gmail.com