← Belgeler'e dön
Makale

Unutturmak da Katliamdır

Unutturmakta Katliamdır - Unutturmakta Katliamdır

Hatırlamak ve hatırlatmak için buradayız. 25 Aralık 1935 tarihinde Tunceli kanunu çıkarıldı. Özel yönetim ve yargılama yöntemleri oluşturuldu. Kanun yürürlülüğe girdikten sonra 1937 yılında Bakanlar Kurulu'nda sert ve etkili bir askeri taaruz yapılması gerektiği hüküm altına alındı.

Bu tarihten sonra Dersim de askeri hareketlar başladı. Dönemin ileri gelenleri göz altına alındı, tutuklandı ve idam edildi. Dersim de 1938 yılında çok sert ve etkili bir askeri harekata başlandı. Kanuna aykırı davrananların göz altına alınması tutuklanması değildi amaç. Yaş ve cinsiyet gözetmeksizin her yaş gurubundan onbinlerce insan katledildi.

Erzincan'da da civar köylerden yüzlerce insan kandırılarak bu alana getirildi. Katledilerek buralara bırakıldı. Kurşuna dizilenler arasında yürüyemiyecek kadar yaşlılar, bıyıkları yeni terlemiş delikanlılar, askerden yeni gelmiş nişanlılar vardı. Babayı oğluyla, kayınpederi damadıyla, kardeşi ağabeyiyle birbirine kalın iplerle bağladılar. Çembere alındılar ve dörtbiryandan üzerlerine kurşun yağdırdılar. Haklarında verilmiş bir mahkeme kararı yokken hepside suçsuz ve günahsızken sorgusuz kurşuna dizildiler.

O gün kurşuna dizilenler 100 candı,100 umuttu,100 sevdaydı,100 özlemdi ve 100 insandı. Gözü dönmüş ırkçılığın yön verdiği bu keyfi, evet keyfi katliamın üzerinden tam 73 yıl geçti. O günden bu güne yasak saha ilan edildi. Devlet hiç bir zaman özür dilemedi. Arşivlerin açılması talebini olumlu karşılamadı. Katledilenlerin yeri ve kimlikleri konusunda hiçbirşey yapmadı. Gerçekten demokratik anlayışa sahip ülkeler kendi geçmişlerindeki bu tür hadiselerle yüzleşirken Türkiye bunu yapmadı.
Katliamı unutturmakta katliamdır.

Unutturmayacağız.

Taner Kılıçkaya
Kılıçkaya Köyü Muhtarı

Hatırlamak ve hatırlatmak için buradayız. 25 Aralık 1935 tarihinde Tunceli kanunu çıkarıldı. Özel yönetim ve yargılama yöntemleri oluşturuldu. Kanun yürürlülüğe girdikten sonra 1937 yılında Bakanlar Kurulu'nda sert ve etkili bir askeri taaruz yapılması gerektiği hüküm altına alındı.

Bu tarihten sonra Dersim de askeri hareketlar başladı. Dönemin ileri gelenleri göz altına alındı, tutuklandı ve idam edildi. Dersim de 1938 yılında çok sert ve etkili bir askeri harekata başlandı. Kanuna aykırı davrananların göz altına alınması tutuklanması değildi amaç. Yaş ve cinsiyet gözetmeksizin her yaş gurubundan onbinlerce insan katledildi.

Erzincan'da da civar köylerden yüzlerce insan kandırılarak bu alana getirildi. Katledilerek buralara bırakıldı. Kurşuna dizilenler arasında yürüyemiyecek kadar yaşlılar, bıyıkları yeni terlemiş delikanlılar, askerden yeni gelmiş nişanlılar vardı. Babayı oğluyla, kayınpederi damadıyla, kardeşi ağabeyiyle birbirine kalın iplerle bağladılar. Çembere alındılar ve dörtbiryandan üzerlerine kurşun yağdırdılar. Haklarında verilmiş bir mahkeme kararı yokken hepside suçsuz ve günahsızken sorgusuz kurşuna dizildiler.

O gün kurşuna dizilenler 100 candı,100 umuttu,100 sevdaydı,100 özlemdi ve 100 insandı. Gözü dönmüş ırkçılığın yön verdiği bu keyfi, evet keyfi katliamın üzerinden tam 73 yıl geçti. O günden bu güne yasak saha ilan edildi. Devlet hiç bir zaman özür dilemedi. Arşivlerin açılması talebini olumlu karşılamadı. Katledilenlerin yeri ve kimlikleri konusunda hiçbirşey yapmadı. Gerçekten demokratik anlayışa sahip ülkeler kendi geçmişlerindeki bu tür hadiselerle yüzleşirken Türkiye bunu yapmadı.
Katliamı unutturmakta katliamdır.

Unutturmayacağız.

Taner Kılıçkaya
Kılıçkaya Köyü Muhtarı