← Belgeler'e dön
Makale

Alevi Kurumları ve Zini İnisiyatifi: Mahkeme kararı açıklaması

Alevi Kurumları ve Zini İnsiyatifi'nden mahkeme kararı açıklaması! Alevi kurumları ve Zini İnsiyatifi, Erzincan Ağır Ceza Mahkemesi'nin Bargini için verdiği karar ile ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Alevi kurumları ve Zini İnsiyatifi tarafından yapılan açıklamada şunlar kaydedildi: Haklarında herhangi bir arama kararı, bir suç isnadı olmayan, suç işlediklerine dair bir emare dahi bulunmayan, herhangi bir sorgulamaya, ifadeye ve yargılamaya tutulmadan 8 Ağustos 1938'de Erzincan Zini Gediği'nde öldürülen 100'e yakın Alevi vatandaşın yakınları, Av. Sezai Demirbilek ve Av. Cihan Söylemez aracılığı ile 9 Eylül 2011 tarihinde Erzincan Cumhuriyet Savcılığına dilekçe verdiler. "Bölgenin incelenmesini ve bir mezar olup olmadığının araştırılmasını, var ise naaşlar üzerinde DNA tetkiki yapılarak ailelere teslimini" istediler. Savcılık inceleme için Zini Gediği'ne gitmedi. Kayıp yakınlarının talepleri herhangi bir şekilde hukuki değerlendirmeye tabi tutulmadan, başvurudan 19 gün sonra, Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı "Kovuşturmaya Yer Olmadığına" dair karar verdi. Verilen karara karşı Tunceli Ağır Ceza Mahkemesine yapılan başvuru da reddedildi.

Yeni bir gelişme Baran Ailesi Avukatları Cihan Söylemez aracılığı ile, 38'de katledilen aile bireylerine ait toplu mezarda bulunan "Kemiklerin akrabalarına ait olup olmadığının tespiti" ile ilgili dilekçesine, Hozat Cumhuriyet Başsavcılığı "Kovuşturmaya Yer Olmadığına" karar vererek tipki Zini Gediği kararında olduğu gibi siyasi bir tavır aldı. Av. Cihan Söylemez Erzincan Ağır Ceza Mahkemesi'ne Hozat Cumhuriyet Savcılığının adı geçen kararına itiraz etti. Bu kez Erzincan Ağır Ceza Mahkemesi konunun incelenmesi gerektiğine karar verdi. Zini Gedigi olayına "Kovuşturmaya Yer Olmadığına" karar veren Erzincan Cumhuriyet Savcılığının tavrına karşılık, Baran Ailesi'nin talebine olumlu cevap veren Erzincan Ağır Ceza Mahkemesi kararını memnuniyetle karşılar ve emsal olmasını dileriz. 38'de katledilen ölüler bizim olmakla birlikte, hadise Türkiye Cumhuriyeti amblemli antetli kağıtları ile sevk ve idare edilmiştir. O zaman, Türkiye Cumhuriyeti devleti, yurttaş ve vatandaşlarına da sorumluluklar düşmektedir. Şeffaf ve demokratik bir yönetim isteyen, uman ya da hayal eden herkesin artık safını belirlemesi gerekmektedir. "Zini Gediği" ya da 38 Kırımı "ateş düştüğü yer'i yakar" misali sadece bölgedekilere ya da Alevilere ait bir mesele olarak algılanmamalı. Bu tür katliamlar tüm insanlığı ilgilendiren bir durumdur. Üstelik bunca kan, gözyaşına rağmen kayıp yakılarında kin, nefret söylemi yoktur. Hak arama talebi vardır. Erzincan Ağır Ceza Mahkemesi Savcısının bu talebe kulak vererek, bu sureci başlatacağını, başvuruyu siyasi malzeme konusu yapmadan, acılı bir halkın çığlığına kulak vereceğini ümid ediyor, verilen kararın takibini talep ediyoruz. Bu durumda, Devletin "vatandaşımız ne istiyor?" sorusunu sorarak ilk adımı attığını kabul etmek istiyoruz. Türkiye dünya da "insan haklarına ve onuruna saygılı" bir devlet olarak anılmasını istiyorsa, Türkiye'nin tarihi ile yüzleşmesinin şart oldugunu bir kez daha hatırlatıyoruz. Bir daha bu tür acıların yaşanmaması için, kuytu köşelerde katledilerek kurda kuşa yem edilen atalarımızın kemiklerini, inancımızın gerektirdiği rütüellerle toprakla buluşturmak ve bunu belgelemek istiyoruz. Evrensel Hukuk değerlerine denk düşen bu kararı alan Erzincan Ağır Ceza Mahkemesi üyelerini ve bahsi geçen olayı yargıya taşıyan Baran Ailesi ve Avukatı Cihan Söylemez'i emeklerinden dolayı Alevi kurumları ve Zini İnsiyatifi olarak kutluyoruz.

1 Eylül 2014 Zini Gediği İnsiyatifi Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (Avrupa'da 12 Federasyon ve 250 Alevi Kültür Merkezi-Cemevi) Alevi Bektaşi Federasyonu (Federasyon üyesi 34 Dernek) Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri (75 Şube), Alevi Kültür Dernekleri (110 Şube), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (43 Şube)